| HAYVANLARA MERHAMETİ |
|
Hz. Resulüllah (S.A.V.) hayvanlara eziyet etmekten çekinmelerini ve onlara iyi muamele etmelerini halka emreylemişti. Kedisini açlıktan öldürdüğü için Allah (C.C.) tarafından cezalandırılan bir Yahudi kadınını her zaman misal olarak zikrederdi. Keza derin bir kuyunun yanında susuzluktan dermanı kesilmiş bir köpeğe rastlayan bir kadının hikâyesini de anlatırdı. Bu kadın ayakkabısını çıkarmış; bir iple kuyuya sarkıtmış. ve bu suretle çektiği suyu köpeğe içirmişti. Allah (C.C.) onun bu hayırlı ameline karşılık evvelki günahlarının hepsini bağışlamıştı.Hz. Abdullah bin Mes'ud (R.A.) şunu nakletmiştir: "Bir gün Hz. Resulüllah (S.A.V.) ile birlikte seyahat ederken bir yuvada iki güvercin palazı gördük ve onları yakaladık. Onlar henüz çok küçüktü. Anaları yuvaya dönüp de yavrularını bulamayınca çılgın gibi çırpınıp uçmağa başladı. Hz. Resulüllah (S.A.V.) yanımıza gelince güvercini gördü ve "İçinizden biri bu güvercinin yavrularını almışsa, onu teselli etmek için, derhal geri götürsün ve yuvaya koysun" dedi (Ebu Davud). Yine Hz. Abdullah bin Mes'ud’un (R.A.) rivayetine göre, bir gün bazı sahabeler bir karınca yuvasına rastladılar ve üstüne kuru ot koyup yattılar. Bunun üzerine Hz. Resulüllah (S.A.V.) onları azarladı. Hz. Resulüllah (S.A.V.) bir gün bir eşeğin yüzüne kızgın demirle dağlama nişanı vurulduğunu gördü ve sebebini sordu. Bizanslı Rumların cins hayvanları ayırdetmek için bu metodu kullandığını kendisine anlattılar. Hz. Resulüllah (S.A.V.) da yüzün hassas bir organ olduğunu, hayvanı dağlamak lâzımsa bunun yüze değil sağrısına[1] yapılmasını söyledi (Ebu Davud ve Tirmizi). O zamandan beri Müslümanlar dağlama nişanını hayvanın sağrısına vurmaktadırlar; ve Avrupalılar da bu Müslüman adetine uyarak aynı şekilde hareket etmektedirler. [1] Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm.
|







