Kapat

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
ÜYE GIRISI
Hz.Muhammed (SAV)
Mehdi ve Mesih Mirza Gülam Hz.
Mirza Masrur Ahmed Hz
Kuranı Kerim
RESULÜLLAH'IN (S.A.V.) ŞAHSİYETİ VE KARAKTERİ

İlk olarak, peygamberliğini ilân etmeden evvel onun karakteri hakkında  kavminin bir bütün olarak ne düşündüğüne dair elimizde delil mevcuttur.  Bu devrede, kavmi arasında "Emin" ve Sadık" diye tanınmıştı (Hişam).  Her devirde namussuzluk ve sahtekârlık ithamı altında kalmamış olan bir  çok insan vardır. Keza, fazla mihnet ve keder yüzü görmeksizin veya  kötülük işlemeğe dürten sebeplerin çekici tesirine maruz kalmaksızın, hayatın  mûtad işlerinde dürüstlük ve namuskârlıkla hareket eden bir çok kimseler  de vardır. Fakat, onlar bundan dolayı hususî bir şeref ve mümtaziyet  kazanmazlar. Ancak hayatları yüksek bir ahlâkî mahiyet arzeden insanlardır  ki, hususî bir şeref ve Mümtaziyet kazanırlar. Harbe giden her asker  hayatını tehlikeye koymuş demektir; fakat her İngiliz askerine Viktorya  Haçı nişanı veya her Alman askerine Demir Haç nişanı verilmez. Fransa’da  entellektüel işlerle meşgul olan yüzbinlerce insan vardır; fakat onların  hepsine Lejiyon Donör nişanı verilmez. Bundan dolayı, bir insanın  sadece dürüst ve emniyetli olması onun bu vasıflara yüksek derecede  haiz olduğunu göstermez. Fakat bütün bir kavim, bütün bir millet  "Sadık" ve "Emin" unvanlarını topluca bir şahsa tevcih ederse, bu durum  o şahısta müstesna vasıflar bulunduğuna delâlet eder. Hatta böyle bir şeref  ve mümtaziyeti her nesilde bir şahsa tevcih etmek Mekkeliler arasında adet  hükmüne girmiş bile olsaydı, bu tevcihe mazhar olana yine de şanı ve  mevkii yüksek bir şahıs gözüyle bakılması gerekirdi. Fakat, ne Mekke  tarihinde ne Arabistan tarihinde, bu gibi ünvanların her nesilde mümtaz şahsiyetlere tevcih edilmesinin mûtad olduğuna dair bir kayıt mevcut değildir.  Bilâkis, bir çok asırları içine alan Arap tarihinin incelenmesinden anlaşılacağı  üzere, Araplar "Emin" ve "Sadık" unvanlarını yalnız Hz. Resulüllah  (S.A.V.) hakkında kullanmışlardır. Hz. Resulüllah (S.A.V.) ın bu vasıflara  yüksek derecede haiz olduğu ve kavminin gözünde kimsenin bu bakımdan ona  eşit tutulmadığı böylece anlaşılmış oluyor. Araplar keskin zekâları  ile bilinir ve onların nâdir saydığı bir şey her halde nâdir ve müstesna bir  şey olmalı idi.Allah, Hz. Resulüllah (S.A.V.)’ı İlâhî elçilik mesuliyetini ve külfetini  yüklenmeğe çağırdığı vakit, zevcesi Hz. Hatice Anamız (R.A.) onun yüksek  ahlâkî vasıflara sahip olduğuna şehadet etmişti. Şimdi,  Resulüllah'ın karakterinin  herkesçe iyi bilinmeyen yönleri de kavransın diye, onun muttasif  bulunduğu yüksek ahlâkî vasıflardan bazısının izahına geçiyoruz.

 

İstatistikler

Bugün: 44
Dün: 200
Bu Ay: 863
Toplam: 26450
Max. Günlük Ziyaret: 258

Kimler Sitede

Şuanda 3 misafir bağlı