13 Ekim 2017 Cuma Hutbesi Özeti

Huzur-i Enver (eyyedehullah), 13 Ekim 2017’de Londra’da Beytül Futuh camiinde Cuma Hutbesi irşad etti. Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Pakistan’da herhangi bir bahane ile zaman zaman ulema ve siyasetçiler Cemaatimiz aleyhinde öfkelerini dışa vururlar ve cemaat meselesini kullanarak kendi şöhretlerini artırmaya çalışırlar. Onlar her ne zaman sorunlarla karşılaşsalar insanların sempatisini kazanmak için Ahmediler aleyhinde ileri geri konuşmaya başlarlar ve bunun için hatm-i nübüvvet konusunu kullanırlar.

Onlar bunu siyasi amaçlarını elde etmek için yaparlar ve bundan dolayı ezilen ve zulme maruz kalan daima Ahmediler olur. Ahmediye Cemaatine gelince, biz ne başka bir ülkenin hükümetinden ne de Pakistan hükümetinden, Cemaatimiz aleyhindeki kanunların değiştirilmesini asla talep etmedik.

Herhangi bir meclis veya hükümetin bizim Müslüman olduğumuza dair sertifika vermesine ihtiyacımız yok. Biz Müslümanız, İslam’ın bütün şartlarına imanımız var ve hz. Resulüllah’ı (sav) “Hatem-ün Nebiyyin” kabul ederiz. Hz. Mesih-i Mevud (as) açıkça yazdı ki, “Hatm-i Nübüvvet”e inanmayan birisini dinsiz ve İslam’ın dışında sayarım. Bizim “Hatm-i Nübüvvet”e inanmadığımız suçlaması kesinlikle yalandır. Ayrıca iftira atarak, Ahmediler Kuran’a da inanmazlar ve Mirza beyin ilhamlarını Kuran’dan üstün tutarlar, hacca gitmezler ve kıbleleri de başkadır, diye asılsız suçlamalar yaparlar. Birçok Arap, Ahmedi olduğunda der ki Cemaat aleyhinde bu kadar yalan ve propaganda nasıl yapılabiliyor?

Hz. Mesih-i Mevud (as) bütün hayırların kökünün Kuran olduğuna inanıyorken bizim Kuran’a inanmamız nasıl mümkün olabilir? Hz. Mesih-i Mevud’a (as) inen vahiyler Kuran-ı Kerim’in hizmetçisidir. Kendisine inen vahiylerden birisi de şudur: اَلْخَیْرُ کُلُّهُ فِی الْقُرآن  yani bütün hayırlar Kuran’dadır. Aynı şekilde o buyurdu ki Kuran’a saygı gösterenler gökte saygı göreceklerdir. Eğer biz Kuran’a inanmasaydık, onca para harcayarak Kuran-ı Kerim’in 75 dilde tercümesini yaparak yayınlar mıydık? Cemaatimize iftira atan insanlara sormak lazım, acaba siz ne hizmet yaptınız?

Aynı şekilde hz. Resulüllah’ın (sav) “Hatem-ün Nebiyyin” olduğuna dair hz. Mesih-i Mevud (as) sık sık açıklama yaptı. Kendisine şu vahiy de indi:

صَلِّ عَلٰی مُحَمَّد وَ آلِ مُحّمَّد سَیِّدِ وُلْدِ آدَم وَ خَاتَمِ الَّنبِیِّیْن  Yani; Ademoğullarının lideri ve hatem-en nebiyyin olan Muhammed Resulüllah (sav) ve aline  salavat gönder. Başka bir vahiy şudur: کل برکة من محمد صلی اللہ علیہ وسلم  yani bütün bereket ve feyizler hz. Muhammed Mustafa  (sav) vesilesi iledir. Yine kendisi “Tecelliyat-ı İlahi” kitabında şöyle buyurdu: Eğer ben hz. Resulüllah’ın (sav) ümmetinden olmasaydım ve ona itaat etmeseydim, o durumda benim amellerim dağlar kadar bile olsa yine de ben bu mertebeye asla erişemezdim, çünkü şimdi Muhammedî nübüvvet dışındaki bütün nübüvvetler kapalıdır.

Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Benim ve benim cemaatim hakkında ileri sürülen, Hz. Resulüllah’ı (sav) Hatem-en Nebiyyin olarak kabul etmediğimiz suçlaması bize atılan büyük bir iftiradır. Biz hangi kuvvet, yakin, marifet ve basiret ile hz. Resulüllah’ın (sav) “Hatem-ül Enbiya” olduğuna inanıyorsak, diğerleri bunun yüz binde biri kadar bile inanmazlar, böyle bir kapasiteleri de yoktur. Onlar, Hatem-ül Enbiya’nın (sav) hatm-i nübüvvetindeki sırrı anlamazlar, onlar sadece atalarından bir kelime duymuşlardır fakat onun hakikatinden habersizdirler.

Aynı şekilde “Hatm-i Nübüvvet” ve kendi makamı hakkında hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurdu: Benim hakkımda kullanılan Mürsel, resul yahut nebi kelimeleri gerçek manada kullanılmamıştır. Ve herkesin önünde tanıklık etmekte olduğum gerçek şudur ki, bizim Peygamberimiz Hatem’ün Nebiyyin’dir ve ondan sonra ister eski ister yeni olsun hiç bir peygamber gelmeyecektir. Kısacası bizim inancımız şudur ki bir kimse gerçek anlamda peygamberlik iddia ederse ve hz. Resulüllah’ın (sav) feyzinden kendini ayırarak ve o pak membadan ayrılarak bizzat kendisi doğrudan doğruya nebiyyullah olmak isterse o mülhid ve dinsizdir.

Huzur-i Enver şöyle buyurdu: Bize kafir diyen insanlar, hz. Resulüllah’ın (sav) hadisine göre gerçekte kendileri kafir olurlar. Bu gibi insanlara acıyarak onlara gerçeği anlatmamız lazım. Pakistan Millet Meclisinde Cemaatimiz aleyhinde yapılan konuşmadan sonra oradaki onurlu insanlar seslerini yükseltti ve bir tabaka, bu sözde ulemaya karşı ayağa kalktı. Bu sevindirici bir şeydir. Bugün gerçekten vatanını seven ve ona göre amel eden ancak Ahmedilerdir, din adına siyaset yapanlar değil. Kurulması için Ahmedilerin birçok fedakarlıklar yaptığı bu ülke için dua etmeye devam etmek Ahmedilere farzdır. Allah-u Teala daima barış ve emniyet versin. Amin

Kaynak: https://www.alislam.org/friday-sermon/2017-10-13.html


Newer news items:
Older news items: