Mta-türk videolar için tıklayınız.

ÖZET

Dünyada, mesela, hükümet toplantıları, iş toplantıları vesaire gibi  değişik amaçlarla çok çeşitli toplantılar düzenlenir. O toplantılarda insanlar bir araya gelirler ve düşünürler. Bütün bu toplantılar dünyevî maksatlar içindir, Allah için veya Allah’ın rızası için olmaz. Ancak öyle toplantılar da vardır ki onlar dini gayelerle yapılır, insanları Allah’a yaklaştırmak için yapılır. Bu toplantıların amacı ancak, bizim hangi işimiz olursa olsun, hangi programı düzenlersek düzenleyelim bunun maksadı Allah’ın rızası olsun diyedir. Allah’ın hoşlandığı da böyle toplantılardır ve bunlara katılanları Yüce Allah bu dünyada da ahirette de nimetlendirir.  İşte bir müminin işi, maneviyatta nasıl ilerleyeceği çabası içinde olmaktır.

 

 

Müslümanlar Allah-u Teala’nın bu buyruğuna aykırı hareket ediyorlar. Onların kalbi birbirinden uzaklaşmıştır. Onların önerileri ve anlaşmaları tamamıyla Allah ve Resulü’nün (sav) zıddına ve takvaya aykırıdır. Ve onların bu gibi işleri göstermektedir ki onların Allah’a imanı yok olmuştur. Bu durum her iki taraftaki siyasi ve dini liderlerde aynıdır. Velhasıl bugün, sadece kendimiz takvada ilerlemekle kalmayıp mümkün olduğu kadar Müslümanlara da anlatmak bizim sorumluluğumuz olmuştur. Onlara anlatmak gerekir ki bu durum sizi dünyalık insanların da kölesi yapar ve Allah-u Teala’dan da ceza göreceksiniz.

Bu konuları zihnimize yerleştirerek bizim kendi kendimizi de muhasebe etmemiz gerekir. Unutmamak gerekir ki Cemaatin ilerlemesini göre göre şeytan asla rahat durmaz. Cemaat nizamına aykırı toplantılara katılan insanlar şeytanın aldatmacasına girerler. Anlayış kıtlığı nedeniyle bazen bu insanlar kendilerince Cemaatin iyiliği düşüncesiyle böyle yaparlar. Eğer birisinin Cemaat görevlileri veya başkanla ilgili şikayeti varsa zamanın halifesine yazması gerekir. Ve ondan sonra da onunla ilgili ne yapılacağını zamanın halifesine bırakması lazım. Toplantılarda bu konulardan bahsetmekle hiçbir fayda elde edilmez. Haa, insanın bu konularda dua etmesi elbette gereklidir.

Hz. Resulüllah (sav) ve onun sadık hizmetkarı hz. Mesih-i Mevud (as), hangi tür toplantılara katılmamız gerektiğini anlattılar. Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Bizim usulümüz şudur ki insan söz söyleyince tam olarak söylesin, aksi takdirde sussun. Bir toplantıda Allah ve Resulü’nün (sav) aleyhinde alaycı sözler söylendiğini gördüğünüzde ya oradan kalkıp gidin ya da açıkça cevap verin. Üçüncü yola münafıklık denilir yani hem toplantıda oturmaya devam etmek hem de üstü kapalı sözlerle cılız bir cevap vermek. Huzur-i Enver şöyle dedi: Ahmedilerin nifaktan kaçınması ve onursuzluk göstermemesi lazım. İnsanlara anlatmak gerekir ki eğer bir şikayetiniz varsa zamanın halifesine yazın, yoksa susun.

Bir defa birisi Hz. Resulüllah’a (sav), bana bir nasihatte bulunun, diye arzetti. Bunun üzerine Hz. Resulüllah (sav) şöyle buyurdu: Allah’ın takvasını benimse ve bir toplantıya gittiğinde eğer onlar takva sözleri söylüyorlarsa orada dur ve eğer hoşlanmadığın bir toplantıya rastlarsan orayı terk et. Başka bir hadiste, Hz. Resulüllah’a (sav), biz hangi insanların toplantısında oturalım, diye soruldu. Hz. Resulüllah (sav) şöyle buyurdu: Allah-u Teala’nın hatırlandığı, dini bilgilerin arttığı ve ahiret düşüncesinin zihinde canlandığı toplantılarda oturun.

Velhasıl, Cemaatin gençlerinin ve onların anne-babalarının özellikle bu konuya dikkatleri çekilmesi lazım ki onlar, İslam’ın sınırlarının dışında kalan toplantılara katılmasınlar. Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurdu: İnsanın unutmaması lazım ki toplantıların etkisi yavaş yavaş insana sirayet eder. Mesela eğer birisi her gün içki içilen yere giderse bir gün gelir ki o da içki içer. Huzur-i Enver şöyle dedi: Allah’ın lütfu ile calsa, içtima, iclas gibi çeşitli programlar cemaat tarafından düzenlenmektedir ve bunlar gerçek manada İslamî toplantılardır. Bu toplantılara olabildiğince çok katılmak gerekir ve Allah’ın takvasını benimseyerek bu toplantıların hakkını da vermek gerekir. Allah-u Teala bize daima kötü toplantılardan uzak kalmayı nasip etsin ve bizi daima Cemaat nizamına ve Ahmediye Hilafetine bağlı kılsın.

Kaynak: https://www.alislam.org/friday-sermon/2017-09-22.html

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 226

İspanya, Seville Üniversitesi İslamî Bilimler Bölümünün l2 Mart l990 yılında yaptığı davet üzerine, Mirza Tahir Ahmed Hazretleri “

Video

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler