Vâdedilen Mesih Hazretleri,
“(Kur’ân-ı Kerîm’de) “Rabbinizden mağfiret dileyerek O’na tövbe edin”[1] diye emir vardır. Bu ümmete iki şeyin ihsan edildiğini iyi biliniz. Biri, gücü elde etmek için, diğeri ise, elde edilen gücü fiilen ortaya koymak için.
Gücü elde etmek için istiğfar vardır. Başka bir ifadeyle, buna yardım ve medet dilemek de derler. Sufiler, nasıl ki, egzersiz yapmak için tomruk ve gülle kaldırmak vücuda kuvvet ve güç verirse, onun gibi, istiğfar da manevi bir tomruktur. Bununla insan ruhu güç kazanır. Kalbinde dayanma ve direnme gücü meydana gelir. Güç ve kuvvet kazanmak isteyen kimse istiğfara sarılmalıdır.
Gafara kelimesi örtmek ve bastırmak anlamına gelir. İnsanoğlu istiğfar sayesinde Allah yolundan alıkoyan düşünce ve duyguları bastırıp saklamaya çalışır. Öyleyse, insana saldırıp onu mahveden zehirli maddeye karşı üstün gelmek, Cenab-ı Hakk’ın buyruklarını yerine getirme yolundaki bütün engelleri aşarak ifa etmek, bunları fiilen uygulamaya koymak istiğfar demektir.
Devamını oku...