Mta-türk videolar için tıklayınız.

Her hafta değişik konularda sorularınızı cevaplandırıyoruz. Sorularınızı canlı olarak iletebilirsiniz.

Tek yapmanız gereken aşağıdaki web sayfamıza tıklamak:
www.islamiyetin-sesi.org

Müslüman Ahmediye Cemaati, uluslararası alanda Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya, Avustralya ve Avrupa’nın 209 ülkesinde şubesi bulunan dinî bir cemaattir. Bu, dünya genelinde 300 milyon üyeyi kapsayan, çağdaş tarihin en dinamik İslâm topluluğudur.  Ahmediye Cemaati, 1889’da Hindistan’ın Pencap Bölgesinin, Kadiyan adında küçük ve ıssız bir köyünde Mirza Gulam Ahmed (1835-1908) tarafından kurulmuştur. Kendisi, âhir zamanda tüm dinlerin beklediği kişi, yani beklenen müceddid (Mehdi ve Mesih) olduğunu iddia etti. Kurduğu cemaat, İslâm’ın ilk günlerindeki berraklığı taşıyan hayırlı tebliğinin  -sulh, umumî kardeşlik ve Allah’ın iradesine teslimiyet – bir kuruluşudur. Hz. Ahmed  İslâm’ı, insanlığın dini olarak tanıttı. “Doğru yoldaki insanların dini.” (Beyyine-6.Ayet)

Ahmediye Cemaati, bu anlayışla bir asır içinde dünyanın her köşesine ulaştı. Cemaat bazı ülkelerde şiddetli baskılara maruz kalmasına rağmen, yerleştiği her yerde sosyal projeler, eğitim enstitüleri, sağlık hizmetleri, İslâmî yayınlar ve cami inşaları ile İslâm’ın hayırlı hizmetlerini hayata geçirmektedir. Ahmedî Müslümanlar, yasalara uyan, barışçı, azimli ve hayırsever bir cemaat olma hüviyetini hak ettiler.  İslâm’da Müslüman Ahmediye Cemaati, İslâmî ahlâkı ve manevî değerleri yeniden canlandırma amacıyla, ilâhi rehberlik doğrultusunda meydana getirilmiş bir cemaattir. Cemaat, Kur’an-ı Kerim’in şu talimatına sıkı sıkıya bağlıdır ve ona göre amel etmektedir. “Dinde zorlama yoktur,” (Bakara – 257.Ayet)

Devamını oku...

KUSURSUZ VE EKSİKSİZ AHLAKIN SAHİBİ – İNSAN-I KAMİL HZ. MUHAMMED (Sallellahu aleyhi ve sellem)

Peygamber Efendimiz hz. Muhammed Resulüllah’ın (sav) güzel ahlakı hayatın her şubesinde tecelli etmektedir. O, her güzellikte bütün insanoğlunu geride bırakmıştır. İncelediğimiz kadarıyla insanın ilişkileri üç çeşittir. İlk ilişkisi Allah ile ilgilidir ki O, onun yaratıcısı ve rızık verenidir. O’nun lütfu olmadan insan bir saniye bile rahat edemez. Rahat etmek şöyle dursun hayatı imkansız hale gelir. O’nun ihsan ve iyiliklerinin haddi hesabı yoktur ve lütuflarının yağmuru her an üzerimize yağmaktadır. O bizi en zayıf durumumuzdan bugünkü halimize eriştirdi. Akıl bağışlayarak bütün yarattıklarından üstün kıldı. Bundan dolayı Allah ile ilişkimizde dürüst değilsek, eğer bu ilişkideki ahlakımız düşük ise ve O’nun ihsanlarını göz ardı ediyorsak o zaman bizden daha rezil kimse yoktur.

Yaratıcımız ile ilgili ilişkimizden sonra sıra yaratılanlarla olan ilişkimize gelir. Çünkü onlar arasında da birileri ihsan edendir, birileri muallimimizdir, birileri bize lütufta bulunandır, birileri derdimize ortaktır, birileri rahatımız için koşmakta iken bazıları ise sevgimize ve ilgimize muhtaçtır. Bazıları zaaflarından, kötü durumlarından, yoldaşlardan geri kaldıklarından dolayı bizden yardım beklemektedir. Kısacası binlerce insan ile bir şekilde ilişkimiz vardır. Eğer onlara olan davranışlarımızda dürüst değilsek, onlara ahlaksız davranıyorsak, dünyanın barışı ve huzuru kaçar ve yerini fitne ve fesat alır. Eğer mahlukata olan davranışlarımızda dürüst ahlaka sahip değilsek o zaman biz dünyadan barış ve huzur metaını yağmalayan bir haramiye benzeriz.

Üçüncü ilişkisi ise insanın bizzat kendi nefsi iledir. O da bir çok açıdan teveccühümüze muhtaçtır. Yaratıcımızdan yüzümüzü çevirmek veya yaratılanlara kötü davranmak, ne denli zarar verici, barış ve huzuru yok edici ise kendi nefsimize kötü muamele yapmak ve ona karşı ahlak düşüklüğü göstermek de o denli tehlikeli ve fitne yaratıcıdır. Kısacası bu ilişkilerin her birinde kamil ahlaka sahip olan ve bunların hiçbirinde zaaf göstermeyen insan ancak kamil insandır.

Bu her üç alandaki ahlakı göz önünde bulundurduğumuzda, ahlakta kamil zannedilen insanların çoğunun bir çok zaafa sahip olduğunu görürüz. Onlar bir alandaki ahlakta kemale ermiş iken diğer alanlarda sınıfta kalmışlardır. Şüphesiz Allah’ın sevdiği ve tertemiz kıldığı kulların grubu, bu üç alandaki ahlaklarda kemale ermişlerdir ve herhangi bir güzellikten mahrum kalmamışlardır. Ancak, Peygamber Efendimizin ahlakını incelediğimizde onun, kemale sahip olan bütün insanların efendisi olduğunu görürüz. Dünyada kemale sahip olan bir çok kimse geçmiştir. Ancak Peygamber Efendimizin renginin parlaklığı karşısında onların rengi sönük kalır ve diğer insanlar onun sahip olduğu güzelliklerin binde birine bile sahip değildirler. Vadedilen Mesih (as) Farsça bir şiirinde ne güzel buyurmuştur:

Muhammed’in (sav) canında harikulade bir nur var,

Muhammed’in (sav) madeninde nadir ve değerli taşlar var.

İki âlemde de Muhammed (sav) gibi şevket ve şana sahip hiç kimseyi tanımam.

Biz, Peygamber Efendimizden önce ve ondan sonra da kemal sahibi büyük insanların olduğunu reddetmeyiz. Ancak şüphesiz Peygamber Efendimiz (sav) karşısında onların hali güneş karşısında mum gibi veya denize nazaran nehir gibidir. Çünkü gönülleri cezbeden Peygamber Efendimiz (sav), farklı zamanlarda kemale ermiş farklı insanların ayrı ayrı sahip oldukları bütün güzelliklere topluca sahip idi. O, Allah sevgisi ve itaatinde öylesine yok olmuştu ki bu dünyada Allah’ın apaçık mazharı idi. Allah’ın ahlakı ile ahlaklanın diyen bu yüce zat, bu sözün kamil örneği idi.

Hazreti Zeyneb binti Cahş (ra)

Huzur-i Enver (atba) 24 mayıs 2019 Cuma günü İslamabad’da Cuma hutbesi verdi. Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresinden sonra  Nur suresinin 52 ila 58.  Ayetlerini okudu ve şöyle devam etti:

Okuduğum bu ayetler Nur suresinin ayetleridir. Bunlar istihlaf ayetleridir yani, Allah-u Teala bu ayetlerde müminlere hilafet nizamının kurulacağını vadetmiştir. Bu ayetten önceki ayetlerde de sonraki ayetlerde de  Allah ve Resulüne itaat ve emirlerine göre amel konusuna dikkat çekilmiştir. Ve eğer böyle yaparsanız Allah-u Teala, hilafet sözünü yerine getirecek ve korkulu durumları emniyetli hale çevirecek ve düşmanları da kendi hakettikleri sona ulaştıracaktır. Bu ayetlerin tercümesi şöyledir:

 

Devamını oku...

3 Mayıs 2019 Cuma Hutbesi: Bedir Sahabeleri

Peygamber Efendimizin (sav) Sahabeleri (Radiyallahu anhüm ecmain)

1 Şubat 2019 Cuma Hutbesi- Allah'ın en hayırlı kulları:Ashab-ı Kiram

Huzur-i Enver kelimeyi şehadet ve Fatiha suresinden sonra şöyle dedi: Bugün anlatacağım sahabenin ismi hz. Ebu Hüzeyfe bin Utbe’dir. Kendisi çok uzun boylu ve çok güzel yüzlüydü. Hz. Resulüllah’ın (sav) Dar-ı Erkam’a gitmesinden önce iman etmişti. Başlangıçta iman edenlerden idi. Ondan bahsederek hz. Mirza Beşir Ahmed şöyle yazar: Hz. Ebu Hüzeyfe bin Utbe Beni Ümeyye’den idi, babası Kurfeyş’in liderlerinden Utbe bin Rabia idi. Hz. Ebu Hüzeyfe Habeşistan’a yapılan her iki hicrete de katılmıştı. Ve hanımı hz. Sehle binti Suheyl de kendisiyle birlikte hicret etmişti. Müslümanlara yapılan eziyetler son noktaya ulaşıp Kureyşliler eziyet etmekte ileri gidince hz. Resulüllah (sav) Müslümanlara şöyle buyurdu: İmkanı olan Habeşistan’a hicret etsin, Habeşistan’ın padişahı adaletli ve insaftan yanadır, onun idaresinde hiç kimseye zulmedilmez.

 

Devamını oku...

Her Cumartesi Türkiye Saati ile 21:30, Almanya Saati ile 20:30 da

islamiyetin-sesi.org adresinden canlı izleyebilirsiniz. Sorularınızı sorabilirsiniz.

Almanya Müslüman Ahmediye Cemaatinin 2019 Yıllık Toplantısının değerlendirmesi

 

 

Ahmediye Cemaati Almanya 2019 Yıllık Toplantısı

Ramazan ve sorumluluklarımız

Vadedilen Mesih ve Mehdi’nin beşinci halifesi hz. Mirza Masrur Ahmed (atba) 10 Mayıs 2019’da Londra’da Beytül Futuh camisinde Cuma hutbesi verdi. Hutbe, çeşitli dillerdeki tercümesi ile birlikte MTA International televizyonunda canlı olarak yayınlandı. Huzur-i Enver Bakara suresinin 184 ila 187. Ayetlerini okuduktan sonra şöyle dedi:

Bu ayetlerin tercümesi şöyledir: Ey inananlar, oruç tutmak siz­den öncekilere farz kılındığı gibi (her tür­lü manevi ve ahlâki fenalıklardan) korunasınız diye, size (de) farz kılınmıştır. (Onun için) şu sayılı günlerde (oruç tutun.) Aranızdan hasta veya yolculukta bulunanın, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutması (gerekir.) (Oruca) gücü yetmeyenlerin (maddi duru­mları da elverişli ise,) fidye olarak bir yoksula yemek vermesi gerekli­dir. Kim gönülden iyilik yaparsa, kendisi için hayırlıdır. Eğer bilgi sahibi iseniz, si­zin için oruç tutmanın hayırlı olduğunu (anlarsınız.) Ramazan ayı (öyle mübarek bir aydır ki,) onun hakkında Kur’an indirildi. O, bütün insanlara doğru yol göstermek üzere (nazil oldu.) O, aynı zamanda nice apaçık mucizeleri ve hidayet veren delilleri (de) ihtiva eder. (Bunun yanı sıra onda,) nice İlâhî mucizeler (de) bulunur. Onun için aranızdan (hasta ve yolcu olmayıp,) bu aya erişenler, oruçlarını tutsunlar. Hasta veya yolculukta olan kimsenin oruç tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutması ge­rekir. Allah sizin için kolaylık ister, zor­luk istemez. (Allah, sizler zahmet çekmeyip) oruç sayısını tamamlayasınız, sizi hidayete eriştirdiği için O’nun yüceliğini ifade edesiniz ve O’na şükredesiniz diye, (bu emirleri indirdi.) (Ey Peygamber,) kullarım sana Beni sorarlarsa, (de ki:) “Ben onlara pek yakınım. Bana dua edenin duasını kabul ederim. Onlar doğru yolu bulsunlar diye, Benim emirlerime boyun eğsinler ve Bana inansınlar.”

 

Devamını oku...

Bedir Sahabeleri: Hz. Osman bin Maz'un (ra)

Örnek insanlar: Hz. Resulüllah'ın (sav) sahabeleri

25 Ocak 2019 Cuma Hutbesi-Ashab-ı Kiram

Jalsa Salana

Çocuklar İçin Oyunlar, Bulmacalar

Mta Tv (Tr - De)

Mta-tv

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 22. Sayısı

Hz. Resulüllah'ın Yüce Şanı


Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 180

Namaz nedir? · Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir. · Namaz, Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun ...

Video

Downloads: 98

Kadiyan Calsası, Calsanın Önemi

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

MTA Türk

Duyurular

Her hafta değişik konularda sorularınızı cevaplandırıyoruz. Sorularınızı canlı olarak iletebilirsiniz.

Tek yapmanız gereken aşağıdaki web sayfamıza tıklamak:
www.islamiyetin-sesi.org

Her Cumartesi Türkiye Saati ile 21:30, Almanya Saati ile 20:30 da

islamiyetin-sesi.org adresinden canlı izleyebilirsiniz. Sorularınızı sorabilirsiniz.

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler