Mta-türk videolar için tıklayınız.

Müslüman Ahmediye Cemaati, uluslararası alanda Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya, Avustralya ve Avrupa’nın 206 ülkesinde şubesi bulunan dinî bir cemaattir. Bu, dünya genelinde 300 milyon üyeyi kapsayan, çağdaş tarihin en dinamik İslâm topluluğudur.  Ahmediye Cemaati, 1889’da Hindistan’ın Pencap Bölgesinin, Kadiyan adında küçük ve ıssız bir köyünde Mirza Gulam Ahmed (1835-1908) tarafından kurulmuştur. Kendisi, âhir zamanda tüm dinlerin beklediği kişi, yani beklenen müceddid (Mehdi ve Mesih) olduğunu iddia etti. Kurduğu cemaat, İslâm’ın ilk günlerindeki berraklığı taşıyan hayırlı tebliğinin  -sulh, umumî kardeşlik ve Allah’ın iradesine teslimiyet – bir kuruluşudur. Hz. Ahmed  İslâm’ı, insanlığın dini olarak tanıttı. “Doğru yoldaki insanların dini.” (Beyyine-6.Ayet)

Ahmediye Cemaati, bu zihniyetle bir asır içinde dünyanın her köşesine ulaştı. Cemaat bazı ülkelerde şiddetli baskılara maruz kalmasına rağmen, yerleştiği her yerde sosyal projeler, eğitim enstitüleri, sağlık hizmetleri, İslâmî yayınlar ve cami inşaları ile İslâm’ın hayırlı hizmetlerini hayata geçirmektedir. Ahmedî Müslümanlar, yasalara uyan, barışçı, azimli ve hayırsever bir cemaat olma hüviyetini hak ettiler.  İslâm’da Müslüman Ahmediye Cemaati, İslâmî ahlâkı ve manevî değerleri yeniden canlandırma amacıyla, ilâhi rehberlik doğrultusunda meydana getirilmiş bir cemaattir. Cemaat dinler arasında diyalogu teşvik ederek, İslâm’ı özenle savunup, batıdaki yanlış İslâm anlayışını düzeltmeye ve farklı dinlerin mensupları arasında barış, hoşgörü, sevgi ve anlayışı yaymaya ve yerleştirmeye çalışır. Cemaat, Kur’an-ı Kerim’in şu talimatına sıkı sıkıya bağlıdır ve ona göre amel etmektedir. “Dinde zorlama yoktur,” (Bakara – 257.Ayet)

Devamını oku...

HUTBENİN ÖZETİ

07 Kasım 2014 Cuma Hutbesi – Özet

Teşehhüd, taavvuz ve Fatiha suresinden sonra Huzur-u Enver Eyyedehullah-u Teâla bi nasrihil aziz aşağıdaki ayeti okudu

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَیْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِهٖ عَلٖيمٌ ۞

Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça İyiliği asla elde edemezsiniz. Ve siz her ne harcarsanız Allah onu çok iyi bilir.

Hazreti Mesih-i Mevud as bunu açıklayarak şöyle buyurur: Dünyada insan malı çok sever. Bunundan dolayı rüya tabiri ilminde yazılıdır ki, eğer birisi (rüyasında) ciğerini çıkarıp birine verdiğini görürse bundan kastedilen maldır. Bu yüzden gerçek imanın elde edilmesi için, en sevdiğiniz şeyleri harcamadıkça gerçek iyiliğe ulaşamazsınız, buyurdu. Çünkü Allah’ın mahlukatını sevmek ve onlara dert ortağı olmanın büyük bir kısmı olarak malın harcanması anlatılmıştır. İnsan isar yapmadıkça (kendi hakkından fedakarlık yapmadıkça) başkalarına nasıl faydalı olabilir? Zikredilen ayette işte bu fedakarlık talimatı verilmiştir. Kısacası Allah yolunda mal harcamak da insanın saadeti ve takvanın ölçüsüdür. Ebubekir’in ra hayatında Allah için fedakarlık yapmanın ölçüsü şuydu: Bir defasında Hazreti Resulüllah sav bir ihtiyaçtan bahsedince o evdeki her şeyi getirdi.

 

Devamını oku...

Müslüman Ahmediye Cemaati Kurucusu Hz. Mirza Gulam Ahmed (a.s.) 1835'te Kadiyan adlı küçük bir köyde doğdu. Bu köy Hindistan'ın Pencap eyaletinde, Gurdaspur ilinde, Batala ilçesine bağlıydı. Ataları, Babür Şah zamanında Semerkant civarından göç ederek Hindistan'a yerleştiler. Bu ailenin Kadiyan civarında seksen köy üzerinde hâkimiyeti vardı. Daha sonra Sihler iktidarı esnasında bu ailenin bütün malikânesi gasp edildi ve bütün aile sürgün edildi. İngiliz hâkimiyeti zamanında yalnız beş köy geri verildi.

Hz. Ahmed (a.s.) çocukluğundan beri Kur'an-ı Kerim okur, beş vakit namaz kılar ve gece gündüz ibadetle meşgul olurdu. Hindistan'da propaganda ve misyonerlik faaliyetlerini yürütmekte olan Hıristiyan papazlarıyla tartışmalara girer, İslamiyet'in üstünlüğünü ispat etmek için canla başla mücadele ederdi. Onun zamanında İslamiyet her yönden çok şiddetli saldırılara maruz kalmıştı. Hz. Ahmed (a.s.) buna çok üzülüyor, İslamiyet'in yüceliğini delillerle ispat etmeye gayret ediyordu. Bu amaçla "Berahin-i Ahmediye" adlı meşhur eserini kaleme aldı. Eserlerinin sayısı seksenden daha fazladır.

 

Devamını oku...

“Ay tutulacağı zaman, güneş ile ay (tutulmuşken) bir araya getirileceği zaman, insan nereye kaçabilirim? diyecek.” Kıyamet Suresi:9-11

Yüce Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Meh-dimizin iki alâmeti vardır. Dünya oldu olalı hiç meydana çıkmamıştır. Ay (her zaman tutulduğu tarihlerin) ilk gecesin-de, güneş ise ( her zaman tutulduğu ta-rihlerin) ortasında Ramazan ayında tutu-lacaktır. Bu iki alâmet gökle yer yaratılalı hiç ortaya çıkmamıştır.”; der.

Bugünden tam bir asır önce gökyüzünde Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in Mehdi hakkında verdiği gaybi haberler doğrultusunda iki alâmet belir-mişti. Bu muazzam belirti büyük bir ihti-şamla hadis kitaplarında daha önceden belirtilen tarihlerde gerçekleşmişti. Yani 1894 yılında güneş ile ay Ramazan ayında tutularak daha önce Mehdi İmam olduğunu iddia etmiş bulunan Mirza Gulam Ahmed Hazretlerinin doğruluğuna tanıklık etmişti. Bundan dolayı, Müslüman Ahmediye Cemaati 1994 yılını tam yüz sene evvel ortaya çıkan bu iki muazzam nişanenin hatırasına yüzüncü yıldönümü olarak kutlamaktadır. Bilindiği gibi Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Mehdi'yi doğrulayacak olan iki semavi tanık hakkında tam bin dört yüz yıl önce bize haber vermişti. O yüce İmam'ın gelip bu ümmete çekidüzen vereceği ve İslamiyet’i tekrar galip getireceği ve Müslümanların o eski haş-metli günlerinin tekrar geleceği hakkında Yüce Peygamberimiz önceden bildirmiştir.

 

Devamını oku...

Hazret Emirü’l Müminin Eyyedehüllahu bi nasrihil aziz 30 Mayıs 2014 Cuma Hutbesinde, aşağıdaki duaların cemaat üyeleri tarafından çokça yapılmasını istemiştir.

Devamını oku...

Vadedilen Mesih’in as dördüncü Halifesi Hazreti Mirza Tahir Ahmed ar şöyle buyurdu:

Bu günlerde muharrem ayı içindeyiz. Ben, bununla ilgili önemli bir konuyu Cemaate hatırlatmak istiyorum. Resulüllah sav’in ehli beytiyle her aşığın ruhani bir ilişkisi olması gerekir. İhtilaflı konular kesinlikle başka bir şeydir. Fakat Hazreti Muhammed Mustafa sav ve onun Ehli Beyti’ne aşk, bambaşka bir şeydir ve hiçbir zaman değişikliğe uğramayacak olan ölümsüz bir konudur. Bu yüzden Ahmediye Cemaati bu konuya özel ilgi göstersin ve bu günlerde özellikle Resulüllah sav ve onun Ehli Beytine çok salavat göndersin. Çünkü Resul-ü Ekrem sav’in cismani evlatları aynı zamanda onun ruhani evlatları idi, sadece cismani evlatları değildi. Bu yüzden “nur üstüne nur”un manzarası gözükmektedir. Hazret İmam Hasan ra Hazret İmam Hüseyin ra ve Hazreti Resulüllah sav’in neslinden daha sonra doğan bir çok imamlar çok büyük ermişlerdi, ruhani konuların derinliğine vakıf olan, keşf ve ilham sahibi insanlardı.

Devamını oku...

  • Şimdiye kadar bu cemaatin yerleştiği ve merkez kurduğu ülkeler sayısı 203,
  • Bütün yeryüzünde Cemaatimizin merkezlerinin sayısı 1869,
  • Müslüman Ahmediye Cemaatinin şimdiye kadar değişik dillerde yayınladığı Kur’an-ı Kerîm meallerinin sayısı 69,
  • Müslüman Ahmediye Cemaatinin “Humanity First” adlı acil yardım kuruluşunun resmi olarak kaydedildiği ülkeler sayısı 23,
  • Bütün dünyada insanlığa hizmet amacıyla Cemaatimiz tarafından kurulmuş olan hastaneler sayısı 12 ülkede 36,
  • Cemaatimizin kurduğu dispanserler sayısı 55 ülkede 650,
  • Yalnız Afrika’da cemaatimizin matbaalarının bulunduğu ülkelerin sayısı 8,
  • Cemaatimizin, yuva, ilkokul, ortaokul ve liselerini kurduğu ülkeler sayısı 11,
  • Cemaatimizin kurduğu yuva, ilkokul, ortaokul ve lise sayısı 505,
  • Cemaatimizin sadece 2006 yılında inşa ettirdiği cami sayısı 169,
  • Cemaatimizin “M.T.A.” adlı üç kanallı televizyon istasyonu bulunmaktadır. MTA tarafından 24 saat dini ve kültürel programlar neşredilmektedir. Bu programlar uydu anteni vasıtasıyla dünyanın her yerinde seyredilmektedir. Türkiye’den de Hotbird uydusu üzerinden izlenebilmektedir.  MTA yayınları aynı anda 6 farklı ses kanalından audio seçimi yapılarak değişik dillerde izlenebilir.

Cemaatimiz tüm bu hizmetleri gönüllü üyelerinin heyecanlı çalışmalarıyla yerine getirmiştir.

Aynı zamanda cemaatimiz genel olarak dünyada, barışsever, kanunlara saygılı ve her düşünceden insana aynı derecede sevgi ile davranmasından dolayı saygı duyulan bir konumdadır.

Ayrıca, Ahmediler Resulullah (s.a.v.)’e gönülden bağlı, İslami emirlerin tamamına riayet eden Ehl-i Sünnet insanlardan oluşmaktadır.

VA’DEDİLEN MESİH (a.s.)’ IN KISA BİR ÖZGEÇMİŞİ

1835 Hindistan – Kadiyan’da doğdu.
1852 Hürmet Bibi Hanımefendi ile evlendi.
1854 Mirza Sultan Ahmed’in doğumu
1856 Mirza Fazıl Ahmed’in doğumu
1864 Hz. Muhammed (s.a.v.)’ı bir rüyasında gördü. Siyalkut’da bir hükümet memuriyetinde çalıştı (1864 – 1868)
1868 Aziz Annesi Çirağ Hanımefendi vefat etti. Şu vahyi aldı : “Krallar senin kıyafetlerinden inayet arayacaklar.”
1872 Ülkenin çeşitli gazetelerinde din üzerine yazılar yazmaya başladı.
1876 Babasının ahirete irtihalinden sonra “eleysallahu bi kâfin abduhu" -Allah kuluna yetmez mi? – şeklinde vahiy aldı.
1877 Reliya Ram adlı davasını başarıyla kazandı.
Silyalkut’a seyahat etti.
1880 – 1884 Berahîn-i Ahmediye’nin ilk 4 cildi yayınlandı.

Devamını oku...

Duanın sartlari nelerdir? Dua nasil edilir? Hangi ortamlarda edilir?

Bu tür konuların sık sık tekrar edilmesi gereklidir. Çünkü insanlar çabuk unutuyorlar.

Bu devirde, Müslümanlar arasında dua resmi bir hal almıştır. Namaz kılıyorsun bir el kaldırıyorsun, hoca Arapça bir şeyler okuyor, sende amin diyorsun. Halen bu işlem resmi bir protokol olarak yapıla gelmektedir.

Bir mümin ancak dua vasıtasıyla Allahü Teâla'ya ulaşabilir. Şöyle ki;

"Allahü Teala (c.c.) çok rahmet edendir. O'nun rahmet denizi tükenmez bir denizdir ve O'nu arayan hiçbir zaman O'na ulaşmaktan mahrum kalmaz. Ama bunun için geceleri kalkıp Allah'a dua edin ve O'nun lütfunu talep edin."

Devamını oku...

"Allahû lâ ilâhe illa hû”

Bu ayetin içinde Allah’ın ne olduğu söyleniyor. Çünkü önce Allah denilmiş ve sonra hangi vasıflara sahip olduğu söylenmiş. Bütün Ayetel Kürsü O’nunla ilgilidir. Buradaki anlam da şudur ki: Allah O’dur ki başka ilah yoktur. Sadece Allah vardır. Bir anlamı da odur ki, başka hiçbir şey, hiçbir kimse yoktur.

Allah kelimesi en kapsamlı duadır aslında. İnsan dua için aciz kalıp hiçbir kelime bulamayınca sadece Allah der. İnsan çok hasta veya çaresiz ise Allah diyor. Normal de dua ederken duamıza uygun olan Allah’ın sıfatlarını seçmemiz gerekir. Fakat eğer Allah’ın hiçbir sıfatı bilinmiyorsa, sadece Allah diyerek dua edilmesi de yeterlidir. Çünkü “Allah” bütün güzel vasıfların sahibi demektir.

“el-Hayyûl”,

O Allah diridir, kalıcıdır.

“el-Kayyûm”

O Allah ayaktadır.

Devamını oku...

Jalsa Salana

Çocuklar İçin Oyunlar, Bulmacalar

Mta Tv (Tr - De)

Mta-tv

Multimedya

Dergimiz 15/16 sayısı

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 222

1896 yılının Aralık ayında, Hindistan’ın Lahor Şehrinde (bugün Pakistan sınırları içinde bulunuyor) Büyük Dinler Konferansı toplan...

Video

Ses-mp3

Downloads: 59

Hz. İsa'nın bedenen bir daha dünyaya geleceğine dair yanlış anlaşılan ayetler ve cevapları Ali İmran Suresi 55. ayet Nisa Suresi 15...

Üyelere Özel Hediye Kitap

MTA Türk

MTA TÜRK (son videolar)